Publications
Kısıtlılık Kararı Kalktıktan Sonra Vasinin Geçmişte Yaptığı Tüm Satışlar İptal Edilebilir mi?
Jul 23, 2026
Vesayet altına alınmış bir kişinin kısıtlılık halinin sona ermesi (TMK m. 472), beraberinde kısıtlılık süresince vasinin gerçekleştirdiği hukuki işlemlerin geçerliliği tartışmasını getirir. Halk arasında yaygın olan "kısıtlılık kalkınca vasi ne yaptıysa geri döner" algısı hukuken hatalıdır. Bir vasinin kısıtlı adına yaptığı işlemlerin iptal edilip edilemeyeceği, bu işlemin yapılış usulüne ve mahkeme onayına bağlıdır.
Kaynaklarımıza göre, vasinin vesayet süresince kısıtlı adına gerçekleştirdiği taşınmaz satışları, vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin talimatı ve denetim makamının onayı (pazarlıkla satış durumunda) ile yapılmışsa, bu satışlar kısıtlılık kalktıktan sonra "sırf vasi yaptığı için" iptal edilemez. Satış süreci; mahkeme memuru gözetiminde, açık artırma usulüyle yapılmış ve 10 gün içinde hakim tarafından onanmışsa, bu artık kesinleşmiş bir mülkiyet naklidir. Bu durumda mülkiyetin tescili için gerekli olan "tezkere" ve "ihale tutanağı" hukuki sebep teşkil eder.
Ancak iptal kapısını aralayan temel durum, yasaya aykırı ve izinsiz işlemlerdir. TMK m. 465 uyarınca, vasinin kanunen izin alması gereken taşınmaz satışı gibi işlemleri vesayet makamının izni olmadan yapması durumunda, bu işlem kısıtlıyı bağlamaz ve "yolsuz tescil" niteliğindedir. Kısıtlılık kararı kalktıktan sonra kişi, vasisinin izinsiz yaptığı bu tür satışlara karşı tapu iptal ve tescil davası açabilir. Ayrıca vasinin görevini ağır surette savsaklayarak malı rayiç değerinin çok altında satması veya kısıtlıyı zarara uğratması durumunda, kısıtlılık kalktıktan sonra vasiye karşı TMK m. 467 kapsamında tazminat davası açma hakkı da mevcuttur. Özetle; usulüne uygun, mahkeme onaylı satışlar kilitlidir; ancak izinsiz veya hileli işlemler kısıtlılık kalktıktan sonra hukuki bir hesaplaşma konusudur.