Publications
Kısıtlının Mülkü İcra Yoluyla Satılırken Vasinin Müdahale Yetkisi Var Mıdır?
Jul 23, 2026
Vesayet hukuku kuralları ile cebri icra hukuku arasındaki ilişki, kısıtlının borçları nedeniyle mülkünün satılması durumunda çatışma yaratabilir. Yaygın yanlış kanı, kısıtlının her türlü mal satışının Sulh Hukuk Mahkemesi’nin iznine tabi olduğudur. Oysa kaynaklarımız, TMK m. 444 ve ilgili Tüzük hükümlerindeki "satış usulünün" sadece vasinin gerçekleştireceği rızai satışlar için geçerli olduğunu açıkça belirtmektedir.
Kısıtlının bir borcu nedeniyle taşınmazı üzerinde icra takibi başlatılmış ve satış aşamasına gelinmişse, bu süreç artık İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine tabidir. Bu durumda vasinin, "mahkemeden satış izni almadım" diyerek icra müdürlüğünün satışını durdurma veya engelleme yetkisi bulunmamaktadır. İcra dairesi tarafından yapılan satışlarda vesayet makamının talimatı veya onayı aranmaz; çünkü bu bir rızai tasarruf değil, devlet eliyle yapılan cebri bir işlemdir.
Ancak vasinin bu süreçte tamamen etkisiz olduğu söylenemez. Vasi, kısıtlıyı bütün hukuki işlemlerinde temsil etmekle yükümlüdür. Dolayısıyla icra takibinde kısıtlıyı temsil ederek; satış ilanının usulsüzlüğü, muhammen bedelin düşüklüğü veya ihalenin feshini gerektiren sebepler varsa bunlara karşı şikâyet ve dava yoluna başvurma hak ve yetkisine sahiptir. Vasi, kısıtlının mülkünün ucuza gitmesini engellemek için icra mahkemesinde aktif bir rol almalıdır; ancak bu müdahale "izin verme" yetkisi değil, "hak savunma" yetkisi kapsamındadır.