Publications
Kısıtlının Parasını Faize Yatırmayan Vasi, Taşınmaz Satışı İçin Mahkemeden Onay Alabilir Mi?
Jul 23, 2026
Vesayet hukukunun en sıkı kurallarından biri, kısıtlının paralarının değerlendirilmesi yükümlülüğüdür. Kanunun 441. maddesi uyarınca vasi, kısıtlının yönetimi için gerekli olmayan tüm paraları, faiz getirmek üzere milli bir bankaya yatırmak veya menkul kıymetlere çevirmek zorundadır. Bu kuralı ihlal eden vasi, oluşan faiz kaybını kısıtlıya ödemekle yükümlü olduğu gibi "görevini ağır surette savsaklayan" vasi olarak azledilebilir.
Bu yükümlülüğün, taşınmaz satışı izni ile doğrudan bir bağlantısı vardır. Bir vasi mahkemeden "kısıtlının paraya ihtiyacı var, evini satalım" talebinde bulunduğunda, mahkeme öncelikle kısıtlının mevcut tüm nakit varlığını ve gelirlerini denetler. Kaynaklara göre, hakim satış izni vermeden önce vasiden kapsamlı bir hesap raporu ister. Eğer kısıtlının paraları faizsiz hesaplarda bekletilmiş ve değer kaybına uğratılmışsa veya kısıtlının bankadaki birikimi kasten gizleniyorsa, mahkeme taşınmazın satılmasına "menfaat bulunmadığı" gerekçesiyle izin vermez.
Daha da tartışmalı olan durum şudur: Kısıtlının parası faizde değerlendirilmiş olsaydı belki de taşınmazın satılmasına gerek kalmayacaktıysa, vasinin ihmali satış engelidir. Hakim, taşınmaz satışını kısıtlının menfaati için "son çare" olarak görür. Kısıtlının paralarını "iyi bir yönetici gibi özenle" yönetmeyip verimsiz bırakan bir vasiye, kısıtlının mülkiyet hakkını elinden alacak bir satış yetkisi verilmesi hukuka aykırıdır. Bu nedenle, faiz kaybına neden olan vasinin satış talebi, hem yönetimin yetersizliği hem de nakit ihtiyacının suni olması nedeniyle reddedilir.