Publications
Vasi Ölürse Veya Kendisi Kısıtlanırsa, Kısıtlının Yarım Kalan Taşınmaz Satışı Nasıl Tamamlanır?
Jul 23, 2026
Vesayet hukukunda vasi ile kısıtlı arasındaki ilişki, vasinin şahsına ve fiil ehliyetine sıkı sıkıya bağlıdır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 479. maddesi uyarınca, vasinin ölümü veya fiil ehliyetini yitirmesi (kısıtlanması), vasilik görevini kendiliğinden sona erdirir. Bu durum, özellikle kısıtlıya ait bir taşınmazın satış süreci devam ederken gerçekleşirse, mülkiyetin nakli süreci hukuki bir "boşluğa" düşer.
Normal şartlarda görev süresi biten bir vasi için "göreve devam zorunluluğu" (TMK m. 482) söz konusudur; ancak vasi ölmüşse veya kendisi kısıtlanmışsa bu hükmün uygulanması fiziken imkansızdır. Kaynaklarımıza göre bu durumda süreç iki koldan ilerler: Birincisi, ölen vasinin mirasçıları veya kısıtlanan vasinin yeni yasal temsilcisi, vasiye ait defterleri ve malvarlığı belgelerini derhal vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) teslim etmekle yükümlüdür. İkincisi ise, vesayet makamının kısıtlının haklarının zarar görmemesi adına gecikmeksizin yeni bir vasi ataması veya satış işlemi gibi acil işleri yürütmek üzere bir kayyım görevlendirmesidir.
Yarım kalan satışın tamamlanabilmesi için yeni atanan vasinin, önceki vasinin mahkemeden almış olduğu "satış izni" kararını güncelletmesi gerekebilir. Tapu Müdürlükleri, satışın gerçekleşmesi için bizzat hâkim tarafından yazılmış ve ekinde onaylı ihale tutanağı bulunan bir "tezkereyi" şart koşar. Eğer ihale önceki vasi döneminde yapılmış ancak tezkere yazılmadan vasi ölmüşse, yeni vasi mahkemeye başvurarak ihalenin onaylanmasını ve tescil tezkeresinin kendi adına düzenlenmesini talep eder. Bu aşamada mahkeme, kısıtlının menfaatinin hâlâ devam edip etmediğini yeniden denetler; çünkü vasi değişikliği sürecinde kısıtlının ekonomik şartları değişmiş olabilir.