Yayınlarımız

Kısıtlı Ergin Çocuğun Malları Üzerinde Veli (Anne/Baba) İçin "Hesap Verme" İstisnası Nerede Biter?

23 Tem 2026

Türk hukukunda kısıtlanan ergin çocukların vasilik yerine anne ve babalarının "velayeti" altında bırakılması asıldır. Bu durum, anne ve babaya bir vasiden çok daha geniş bir serbestlik tanır; öyle ki veliler kural olarak kısıtlı çocuklarının malları hakkında mahkemeye düzenli hesap raporu ve güvence vermek zorunda değildir. Ancak bu "hesap vermeme" imtiyazı mutlak ve sınırsız değildir.

Velinin bu geniş yetkisinin bittiği ilk nokta, özen borcunun ihlalidir. Eğer anne veya baba, çocuğun mallarını yönetirken "iyi bir aile babasının göstermesi gereken özeni" göstermez ve çocuğun malvarlığı tehlikeye düşerse, hâkim müdahale ederek veliden hesap isteme ve hatta malların yönetimini bir kayyuma devretme yetkisine sahiptir. Kaynaklara göre, velinin mülk satışında menfaat ispatlayamaması veya parayı kısıtlı yararına kullanmaması durumunda bu imtiyaz sona erer.

İstisnanın bittiği ikinci nokta ise olağanüstü harcamalar ve mülk satışlarıdır. Veli, kısıtlı çocuğun bakımı ve eğitimi için zorunluluk varsa onun sermaye niteliğindeki mallarına başvurabilir; ancak bu durumda hâkimin izni ve miktar belirlemesi şarttır. Son olarak, velayet ilişkisi herhangi bir sebeple sona erdiğinde (ölüm, kısıtlılığın kalkması veya velayetin nez’i), veli o güne kadar yaptığı tüm işlemlerin hesabını içeren bir hesap cetvelini mahkemeye veya kısıtlıya sunmakla yükümlüdür. Dolayısıyla "hesap vermeme" hakkı, sadece dürüst ve özenli bir yönetim sürdüğü sürece devam eden geçici bir güvendir.