Yayınlarımız
Vasilik Ücreti Neye Göre Hesaplanır? Vasinin "Çok Emek Verdim" İddiası Ücreti Artırır Mı?
23 Tem 2026
Vasilik görevi, Türk Medeni Kanunu'nda kural olarak ücretsiz bir kamu görevi olarak düzenlenmemiştir. Kanun koyucu, vesayet görevinin önemli ölçüde zaman, emek ve sorumluluk gerektirdiğini dikkate alarak, belirli şartlar altında vasiye ücret ödenebilmesine imkân tanımıştır. Türk Medeni Kanunu'nun 457. maddesi uyarınca vasi, yaptığı hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebilir. Bu ücret, öncelikle vesayet altındaki kişinin malvarlığından karşılanır. Ancak kısıtlının malvarlığının bu ödemeyi karşılamaya elverişli olmaması hâlinde, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda ücret Hazine tarafından karşılanabilir. Böylece hem vesayet görevinin etkin biçimde yürütülmesi teşvik edilmekte hem de ekonomik imkânları bulunmayan kişilerin de gerekli vesayet hizmetinden yararlanabilmesi amaçlanmaktadır.
Vasiye ödenecek ücretin miktarı, vasinin kendi takdirine veya tek taraflı beyanına göre belirlenmez. Ücretin tespiti tamamen vesayet makamının değerlendirmesine bağlı olup, mahkeme kanunda belirtilen objektif ölçütleri dikkate alarak uygun bir miktar belirler. Türk Medeni Kanunu'nun benimsediği sistemde, ücretin belirlenmesinde esas alınan iki temel unsur; vesayet görevinin yerine getirilmesi için harcanan emek ile yönetilen malvarlığının ekonomik büyüklüğü ve geliridir. Bu iki ölçüt birlikte değerlendirilerek, somut olayın özelliklerine uygun bir ücret takdir edilir.
Vasinin görevi yerine getirirken gösterdiği emek, ücretin belirlenmesinde önemli rol oynar. Ancak yalnızca "çok emek harcandığı" yönündeki soyut beyanlar yeterli değildir. Mahkeme, bu iddiaların somut belgelerle desteklenmesini bekler. Vasinin düzenlediği envanter ve defterler, vesayet makamına sunduğu yıllık hesap raporları, yürüttüğü dava ve icra takipleri, sağlık kuruluşlarında yapılan işlemler, bakım hizmetlerine ilişkin kayıtlar ve benzeri belgeler, görevin kapsamını ve harcanan emeği ortaya koyan önemli deliller arasında yer alır. Özellikle vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetiminin karmaşık olduğu, çok sayıda hukuki işlemin yürütülmesini gerektirdiği veya yoğun kişisel bakım yükümlülükleri bulunduğu durumlarda, bu hususlar ücretin artırılmasını haklı gösterebilir.
Diğer önemli ölçüt ise yönetilen malvarlığının niteliği ve sağladığı gelirdir. Kapsamlı taşınmaz portföyü, ticari işletme, yüksek tutarlı banka hesapları veya düzenli kira gelirleri bulunan bir malvarlığının yönetimi ile sınırlı ekonomik değere sahip bir malvarlığının yönetimi aynı değerlendirmeye tabi tutulmaz. Bununla birlikte, malvarlığının gelirinin düşük veya hiç bulunmadığı durumlarda, vasinin yaptığı hizmetin değeri ortadan kalkmaz. Böyle hâllerde mahkeme, ücreti belirlerken ağırlıklı olarak vasinin fiilen sarf ettiği emek ve üstlendiği sorumluluğu dikkate alır. Böylece malvarlığının büyüklüğü tek başına belirleyici unsur olmamakta, yönetimin gerektirdiği iş yükü de değerlendirmeye katılmaktadır.
Vasilik ücretinin belirlenmesine ilişkin yetki münhasıran vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Mahkeme, dosyadaki bilgi ve belgeleri değerlendirerek uygun gördüğü ücrete karar verir. Vasi, belirlenen ücreti yetersiz bulursa, Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen kanun yolu çerçevesinde karara karşı itiraz edebilir. Kullanıcı metninde bu sürenin 10 gün olduğu belirtilmiştir. Ancak bu konuda güncel mevzuat bakımından kanun yolu ve süreler, Türk Medeni Kanunu ile birlikte ilgili usul hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu nedenle her somut olayda uygulanacak başvuru yolu ve süresi, kararın niteliğine ve yürürlükteki usul hükümlerine göre belirlenmelidir.
Vasilik ücreti, yalnızca görevin özenle yerine getirilmesi karşılığında ödenen bir karşılıktır. Bu nedenle görevini ağır şekilde ihmal eden, malvarlığını kötü yöneten veya vesayet altındaki kişinin menfaatlerine aykırı davranan bir vasinin ücret talebi, mahkeme tarafından farklı şekilde değerlendirilebilir. Kanunda, her kusurlu davranışın otomatik olarak ücret hakkını ortadan kaldıracağı yönünde açık bir hüküm bulunmamakla birlikte, mahkeme ücretin belirlenmesinde vasinin görevini hangi ölçüde özenle yerine getirdiğini dikkate alabilir. Uygulamada da, görevin gereği gibi yerine getirilmemesi, hesap verme yükümlülüğünün ihlali veya kısıtlının malvarlığının zarara uğratılması gibi durumlar, ücretin azaltılması veya uygun görülmemesi yönünde değerlendirme yapılmasına neden olabilmektedir. Sonuç olarak vasilik ücreti, yalnızca görevin ifa edilmiş olmasına değil, bu görevin kanunun öngördüğü özen ve sadakat yükümlülüklerine uygun biçimde yerine getirilmiş olmasına dayanan bir haktır.